Üçüncü Tarafa Güven İlkesi


Üçüncü Tarafa Güven İlkesi (Third Party Reliance Principle), mali suç engelleme çerçevesinde önemli bir kavramdır. Bu ilke, finansal kurumların belirli durumlarda üçüncü taraflara güvenebileceğini ve müşteri tanıma sürecinde bu üçüncü tarafların yaptığı kimlik doğrulama ve risk değerlendirme çalışmalarının geçerli kabul edilebileceğini belirtir.

Günümüzde birçok finansal kurum, müşteri ilişkilerini kurarken veya sürdürdüklerinde müşterilerinin kimliklerini doğrulamak ve risklerini değerlendirmek için üçüncü taraflardan destek almaktadır. Örneğin, finansal kurumlar, kimlik doğrulama hizmetleri sunan özel şirketlerden veya hükümet kurumlarından kimlik belgelerini doğrulama konusunda destek alabilirler. Bu üçüncü taraflar, müşteri kimliklerini ve ilgili bilgileri inceler ve finansal kurumlara güvenilir bir şekilde iletebilir.

Üçüncü Tarafa Güven İlkesi, finansal kurumların bu doğrulama ve değerlendirme sürecinde bu üçüncü taraflara güvenebileceğini belirtir. Bu sayede, finansal kurumlar, kendi kaynaklarını daha etkin bir şekilde kullanarak müşteri kimlik doğrulamasını gerçekleştirebilir ve risk değerlendirmelerini yapabilirler.

Ancak, Üçüncü Tarafa Güven İlkesi, finansal kurumlar için tamamen güvene dayalı bir yaklaşım değildir. Finansal kurumlar, üçüncü taraflara güvenmeden önce uygun bir değerlendirme yapmalı ve bu üçüncü tarafların yetkinliklerini ve güvenilirliklerini değerlendirmelidir. Ayrıca, finansal kurumlar, yasal düzenlemelere ve KYC (Know Your Customer - Müşterini Tanı) politikalarına uygun hareket etmeli ve bu ilke çerçevesindeki işbirliklerini etkin bir şekilde yönetmelidir.

Üçüncü Tarafa Güven İlkesi, finansal kurumların müşteri tanıma sürecini daha verimli hale getirebilir ve kaynaklarını daha etkin bir şekilde kullanmalarına olanak sağlar. Ancak, finansal kurumların bu ilkeye dayalı işbirliklerinde dikkatli olmaları ve gerekli denetim ve kontrolleri uygulamaları önemlidir. Bu şekilde, mali suçlarla mücadelede etkinlik sağlanabilir ve finansal sistemin güvenilirliği artırılabilir.

Finansal kuruluşlar; müşterinin, müşteri adına hareket eden kişinin ve gerçek faydalanıcının kimliğinin tespiti ve iş ilişkisinin mahiyeti hakkında bilgi elde etme konularında, başka bir finansal kuruluşun aldığı tedbirlere güvenerek müşteri ile iş ilişkisi tesis edebilirler. 

 

Bu durumda yasal düzenlemeler kapsamında nihai sorumluluk üçüncü tarafa güvenerek işlemi gerçekleştiren finansal kuruluşa aittir.

Üçüncü tarafa güvenilebilmesi;

  1. Üçüncü tarafın, kimlik tespiti, kayıtların saklanması ve müşterinin tanınması kuralının gereklerini sağlayacak diğer tedbirleri aldığından, 
  2. Yurt dışında yerleşik olması durumunda ise ayrıca aklama ve terörün finansmanıyla mücadele alanındaki uluslararası standartlara uygun düzenleme ve denetlemelere tabi olduğundan, 
  3. Kimlik tespitine ilişkin belgelerin onaylı örneklerinin, talep edildiğinde üçüncü taraftan derhal temin edileceğinden, 

emin olunması şartıyla mümkündür.

 

Üçüncü tarafa güven ilkesi, üçüncü tarafın riskli ülkelerde yerleşik olması durumunda uygulanmaz.



 

Demo İsteyin

Servislerimiz, entegrasyon süreçleri, demo talebi veya size özel çözümlerimiz konusunda bizimle iletişime geçebilirsiniz.